21 Ekim 2011 Cuma

ŞİRİN ŞEHİR AMASYA

         Amasya...Ne desem nasıl anlatsam bilmiyorum ama inanılmaz şirin ve güzel bir şehir Amasya. Amasya'yı gezmekten büyük keyif aldım. Orta Karadenizde Yeşilırmak vadisinde Harşena eteklerine kurulmuş, çok eski bir tarihi olan dolu dolu bir şehir Amasya. Küçük olduğuna bakmayın görülesi gezilesi yerler öyle çok ki...
Ünlü elması, Ferhat ile Şirin'i, Müzeleri, Şehri ikiye bölen güzel Yeşilırmak ile,Yalıboyu evleri, Kralkaya mezarları, II.Beyazid Külliyesi ve daha nicesi ile hem tarihi hem kültürel hem de antik bir kent Amasya.
    
 Bahar ayının en güzel ayı olan mayıs'ta gezdim Amasya'yı. Eşimin yemin töreni için gitmiştim. Hem 1 aydan sonra eşime kavuşmak hem de öylesi güzel bir mevsimde kavuşmak Amasya'yı benim için çok daha güzel kıldı sanırım.
               

Borabay Gölü
               Bahar ayı olduğu için Yeşılırmak gürül gürüldü. Seyretmeye doyamadım cidden. Yeşilırmak boyunca pek çok çay bahçesi var. Semaverde içeceğiniz mis gibi bir bardak çay ile Amasya'yı seyretmenizi tavsiye ederim. Bu arada Amasya ile ilgili daha fazla bilgi için buraya bakmadan çıkmayın. İşte benim karelerimle Amasya...
 
Yeşilırmak

                                                                        

Amasya Öğretmen Evi
 Konaklamak ve yemek yemek için harika bir mekan Öğretmenevi. Üstelik akşamları fasıl keyfi de var ve ücreti çok uygun.

Eski Amasya evleri


Kral Kaya Mezarları




Sultan II. Beyazıd Külliyesi



Ferhat ile Şirin




Yalıboyu evleri


19 Ekim 2011 Çarşamba

YAP-BOZ

         Çocukluğunda yap-boz yapmayan yoktur herhalde. Her çocuk ilkokul çağlarında başlar bu eğlenceli hobiye. Ezberleyene kadar bir yapar bir bozar. Uzun zamandır aklımdaydı bir puzzle almak. Eşim askere gidince kendime hemen bir puzzle aldım. Okulların kapanmasıyla da hemen oturdum çocukluk anılarımın başına ve lakin 1500 parça olunca hiç kolay olmadı bitirmek. Yalnız itiraf etmem gerek ki inanılmaz stres attırıyor. Bütün bir gününüz küçücük parçaları aramakla yerleştirmekle geçiyor:)Bağımlılık yaptı bende şimdi de 2000lere göz koydum.



      Ben beğendiğim yap-bozları Puzzle dünyasından seçiyorum. Hem çeşit çok hem ücretleri gayet makul hem de kayıp parça hizmeti var. Parça kaybetme durumunda koordinatları vererek parçanız kapınıza teslim ediliyor. Tabii sadece puzzle almakla bitmiyor, bir de puzzle halısı alırsanız çok çok zevkli hale geliyor puzzle yapmak. Televizyondaki onlarca diziden sıkıldıysanız ve biraz olsun kendi kendinize zaman geçirmek istiyorsanız hadi hemen bir yapboz alın.
      İşte fotoğraflarıyla benim yapbozum...



ve bitti...

18 Ekim 2011 Salı

OKUDUM + ÖNERİYORUM =SİYAH SÜT

     

     Selim İleri, Siyah Süt, cesur, şaşırtıcı, tılsımlı bir roman: Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek, direnebilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için." diyor. 
     Elif Şafak'ı çok severim. Onun kitaplarını okurken kitap değildir sanki okuduğum, gemiyle yolculuk etmektir. Elif Şafak'ın kitaplarını okurken gerçek dünyadan ayrıldığımı hissederim hep. Aslında son kitabı İskender'den bahsetmek gerek fakat ben Siyah Süt'ü çok sevdim. Diğerlerinden çok daha sade bir dili var ve de Elif Şafak'ın ilk otobiyografik kitabı.
     Kadın meselesi ne yazık ki hala ve hala bir meseledir Dünya'da ve Türkiye'de. Kadına gereken değeri bir türlü veremedik milletçe. Hele de televizyonda hergün yeni bir kadına şiddet haberi izledikçe ve gazetelerde okudukça daha da sinirleniyorum. 'Yazık...Çok yazık..'demekten başka birşey gelmiyor elimden, elimizden.
    Oysa kadın kendi içinde zaten bir yığın gelgitlerle, yaralarla, kararsızlıklarla uğraşır durur ömrü boyunca. Okuyup okumaması, üniversiteye gidip gitmemesi, iş bulması bulamaması, çalışması çalışmaması, giyinmesi, süslenmesi, erkek arkadaşı olması olmaması, evlenmesi evlenmemesi,anne olması olmaması..vs..vs bunların hepsi birer soru(n)dur kadın için. Bütün bu konularda nasıl, nerede, kim, neden ve ne zaman sorularını hem çevresi hem de kendi adına cevaplamak zorundadır kadın.Kendine Ait Odasından çıkması da çıkmaması da hep olaydır, problemdir.
     Elif Şafak, Siyah Süt'te en zor dönemlerden birini ele alır. 30lu yaşlarında bir kadın üstelik okuyan,araştıran, yazan bir kadın. İçinde barındırdığı farklı farklı kadınlarla tanışmasını konu alır Siyah Süt. Parmak kadınlar adını verdiği bu minik karakterler(Sinik Entel Hanım, Anaç Sütlaç Hanım, Can Derviş Hanım, Hırs Nefs Hanım, Saten Şehvet Hanım, Pratik Akıl Hanım) arasındaki çekişmeyi, tartışmaları hatta kavgaları anlatır. 30lu yaşlar kariyer, evlilik ve çocuk arasında kalma yaşıdır. Çocuk sahibi olmasıyla beraber postnatal depresyonda bulur kendini. Bir kadının iç dünyasını, depresyonunu gözlemlerken kendinizden de çok şey bulacağınıza eminim.

İyi Okumalar...
    

11 Ekim 2011 Salı

UZUN BİR ARADAN SONRA MERHABAAAA

             Çok uzun bir zaman oldu paylaşmayalı ama harika paylaşımlarla geri döndüm...

Haydi bakalım. İlk haber : GRİP:) Ne yazıkki gripliyim ve 4 gündür geçmiyor. Ben de şu garip gribe neler iyi gelir onu paylaşayım dedim...

1-Sağlıklı beslenelim
2-Bol C vitamini..Kuşburnu içelimmm mesela
3-Fındık,ceviz,badem bir de balık tüketelim
4-Yoğurt ve hatta kefir tüketelim
5-Tabii ki sarımsak
6-Bol bol komedi filmi izleyelim
7-Evi ya da ofisinizi havalandıralım
8-Bolca da bitki çayı içelim

Bunların dışında bir de güzelce uzanır ve dinlenirseniz ohhhh atlattınız demektir. Hepimize gelmiş geçmiş olsun:)

1 Mart 2011 Salı

BLOGUMA DOKUNMAAAA!!!

Nedendir ki bizim ülkemizde ne zaman insanlar biraz yaratıcı birşeyler yapmak istese hemen bir güçle, zorlukla, baskıyla karşılaşıyoruz. Susturuluyoruz. Karşımıza nedensiz 'Konuşma'lar çıkıyor. Şimdi de bloglar kapatılıyor. Çoğunluğunu kadınların yarattığı bloglar artık olmayacakmış. 
Ben de 'BLOGUMA DOKUNMAAA!!' diyorum.

28 Şubat 2011 Pazartesi

ÖRGÜ BEBELERRR

Oyuncaklar...
Kız çocukları için bebekler, erkek çocuklar içinse arabalar...Zaman ne kadar değişirse değişsin oyuncakların önemi asla değişmiyor. Zaman çok hızlı akıyor ve oyuncak sektörü de inanılmaz değişti ama ben eskileri seviyorum. Örgü bebekler ise listenin en başında. İşte çeşit çeşit örgü bebekler...Örmesi de çok kolay üstelik...



19 Şubat 2011 Cumartesi

DENENMİŞ İKİ HARİKA TARİF

     15 günlük tatil bitti lakin hastalıklar bir türlü yakamı bırakmadı. Daha tatilden çıkalı 2 gün olmuştu ki yine üşüttük. 3 gündür evdeyim, yata yata can sıkıntısından kendimi mutfağa verdim. Çoğu kadın gibi ben de tatlıya karşı koyamıyorum. Tatlı, pasta, kek, kurabiye dayanamıyorum ya. Ve hazır evdeyken 2 tarif denedim. Yeni tariflere tabii ki yeniyim ama dar zamanlarda öyle yeni bir şeyler denenmiyor. Daha önceden denediğiniz ya da güvendiğiniz tariflere başvuruyorsunuz ya işte ben de iki süper tatlı yaptım. Ohhh doya doya yedim üstelik:D:D:D Umarım beğenirsiniz

1-BADEM KURABİYE
Bu tarifi bir velimden aldım ve gerçekten süper bir tat
Yarım paket margarin
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı mısır nişastası
1 tane yumurta
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
Üzeri için:
Şeker
Tarçın
Not: Kurabiye piştikten sonra şeker ile tarçını karıştırıp kurabiyeler bu karışıma bulanacak
Yapılışı:
Un hariç tüm malzemeler güzelce karıştırılacak en son üzerine şekil alacak hale gelene kadar un ilave edilecek. Ve karışım badem şekli verilip tepsiye yerleştirilecek, 180 derecede 20-25 dakika kadar pişirilecek.Pişen kurabiyeler önceden karıştırılan şeker ve tarçına bulanacak.
Çok hafif ve basit bir kurabiye. Afiyet Olsuuuuunnn:)

2-ISLAK KEK (BROWNI)
Eminim hepiniz Browni yapmışsınızdır. Ben de farklı tarifleri denedim ama bu gerçekten süper. Hele de bir akşam dolapta bekleyince daha da lezzetli oluyor.

Sevgililer günü için biraz süsledim;)

Sos malzemeleri
  • 2 su bardağı süt
  • 2 kaşık pudra şekeri
  • Bitter Çikolata
  • 2 kaşık Kakao
  • 1 kaşık tereyağı
Kek için malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2 kaşık kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 çay bardağı ceviz
  • 2 su bardağı şeker
Yapılışı:
Yumurtaları ve şekeri iyice çırpalım. Daha sonra da un hariç tüm malzemeleri karıştıralım. En son unu karıştırıp iyice çırpalım. Yağlanmış ve hafif unlanmış bir borcama karışımı dökelim.
Bu arada ister kek yaptıktan sonra isterseniz keki yapmadan önce sosu hazırlayalım. Süt, pudra şekeri, kakao ve bitter çikolatayı karıştırıp pişirelim.Sos kıvamını aldığında içine tereyağını ekleyip karıştıralım ve soğumaya bırakalım.
Kekimizi 175 derece fırında pişirelim. Piştikten sonra kare kare dilimleyelim ve kek sıcak sosumuz soğuk olacak şekilde dilimlenmiş kekin üzerine sosu dökelim. Soğuduktan sonra üzerine krem şanti ilave ederek sunabilirsiniz. Afiyet şeker olsun.

18 Şubat 2011 Cuma

Önce Topçu, sonra Popçu şimdi de AŞÇI

        "Türkiye'de turizm sektörünün ivme kazanmasına paralel art arda yıldızlı otellerin ve restoranların açılmasının, başarılı aşçıların yıldız futbolcular gibi talep görmesine neden olduğu bildirildi." 
Radikal'in haberi bu. Çok değil şu son 15 yılda ne çok şey değişti memlekette. Dünya Kupası seyrediyoruz ve futbolcuların transferlerinde milyar dolarlar konuşuluyor ve etrafımızdaki çocukların %80i topçu olacağım, filan takımda oynayacağım diyor. Sonra Eurovision'da şarkı yarışması patlıyor. Kızların %90'ı eline almış kumandayı popçu yada dansçı olayım diyor. 

          
Şimdi de aşçılık moda. Hem de Türk Mutfağı için aşçılık. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Aşçılık Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesine göre her yıl mezun ettikleri 60 öğrenci de çok rahat iş buluyor. Kendini bu alanda geliştirmek isteyenler daha sonra özel kurslarada gidebiliyor. Oteller, restoranların yanı sıra yurtdışı için bile aşçı aranır olmuş. Tıpkı bir futbolcu gibi transfer olan aşçılar varmış. İnanabiliyor musunuz şu anda Türkiye'de 40bin-50bin maaş alan aşçı varmış.Faturalarını dahi çalıştığı kuruma ödettiriyorlarmış. 

         Yeni meslekler anlamında öğrencilerime aşçılığı anlatıyordum ama artık favori mesleğim Aşçılık;)Boşuna Ratatouille'yi sevmemişimmm;))



Buna baktıysan bir de buna bakk

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...